Bolum 11

11.1 Carl diş fırçasını ve macununu aldı, dişini fırçalamaya başladı. -Şu yeni yeteneğe bir bakalım. AP: Level Up Yeni Yetenek: “X Defence” (Lvl 1) Açıklama: (Kullanım şartı: X Defence’ı kullanabilmek için yetenekten önce kılıçlarını X şeklinde ileride birleştirmiş olman gerekli.) X Defence’ı kullandığın yönden gelen saldırının vereceği hasarı bir miktar absorbe eder (kişinin fiziksel gücüne bağlıdır) ve kılıçlarına eşit derecede dağıtarak geçici bir şekilde güçlendirir. (30 mana) Carl ağzına bir avuç su alıp gargara yaptı. -“Aslında güzel bir counter attack yeteneği. Şu anlık pek işime yaramaz ama bir orkla savaşırken gerçekten iş görür. Haydi o zaman, yarın 80 goblin kesmem gerekiyor, sonra da bossumuz ork 🙂” – Yarın — Carl her zamanki gibi ağaca yaslanmış, ekmeğini yemeye başlamıştı. -“Güzel, öğlene geldim ve 40 goblini kestim. Tam planladığım gibi gidiyor. Akşama kadar da diğer yarısını halledip devam!” — Belli bir süre sonra — Carl ilk günlerdeki gibi yorgundu ve ona doğru koşan goblin için sağ kılıcını sağ omzuna yaslar vaziyette bekliyordu. Carl: Gel bakalım, sen orktan önceki son basamağımsın. Goblin tam Carl’a yaklaştığında, Carl sağ elindeki kılıcıyla vücudunu hiç oynatmadan sadece kol gücüyle sola doğru paralel bir kesik attı. Kafası vücuduyla vedalaşmış olan goblinin, vücudu ve kafası farklı yönlere doğru düşmeye başladı. Goblinin vücudu adeta bir fıskiye gibi kanlarla çiçekleri suladı. Carl, kanla kaplı olan kılıcını sağa doğru savurdu ve gobline çiçekleri sulamasında yardımcı oldu. “Oha oğlum çok havalıydı lan! Son goblin diye denemek istedim, işe yaramasını hiç beklemiyordum. Şak diye kafasını vücudundan ayırdım resmen.” Carl sağ elindeki kılıcı kınına koymayı henüz hiç düşünmez ve göğe doğru bakar. Ardından sağlam bir kahkaha patlatır. -AHAHAAAHAAHAHA!!!! Carl kafasını, yüzünde mutlu ve hırslı bir ifadeyle aşağı indirdi. -Seviye 5 oldum lan! Bekle beni ork, seni yeneceğim, kesinlikle yeneceğim! Reiji-san, sen de bekle, o eğitimi gerekiyorsa senden söke söke alacağım! — Belli bir süre sonra — Carl loncaya dolu çantalarla heyecanlı bir şekilde girdi. Carl: “Acaba Asteria seviye 5 olduğumu öğrenince ne tepki verecek?” Carl: Asteriaa!! Ben geldim! Asteria, Carl’ın bağırmasını duyunca irkildi ve Carl’a doğru döndü. Asteria: Hoş geldin Carl, ne oldu? Yerinde duramıyor gibisin? Carl çantaları masaya koydu. -Asteria, 5 seviye oldum. Yarın ork ile savaşacağım. Asteria bir anlığına buz kesildi. Asteria: “Ne kadar gitmesini istemesem de aynı hatayı bir daha yapmayacağım.” Asteria: Tebrik ederim Carl, yarın için sana güveniyorum. Carl: Teşekkürler Asteria! Yarın göreceksin, orku yenmiş bir şekilde döneceğim! Asteria: Sana güveniyorum Carl. Yarın bir orku devirmeden gelme sakın. Carl: Aynen öyle! Carl parasını aldı ve dışarı kapıya doğru yürümeye başladı. Asteria iyice rahatsız hissedip kendini tutamadı ve kısık, titrek bir sesle seslendi. Asteria : Carl… Lütfen tek parça halinde geri dön… Asteria: “Bana kırılsanda içim rahat etmiyor Carl. Sonuçta bu yaştaki yeni bir savaşçının ork yenmesi hiç görülmemiş bir şey.” carl kısık ama kendinden emin bir sesle cevap verdi. Carl : Merak etme Asteria, geri sapasağlam döneceğim. — Aynı günün akşamı — Carl sandalyesini çekip oturdu. AP: Level Up! Yeni Yetenek: “Rage” (Lvl 1) Açıklama: Rage kullandığın zaman kılıçların belli bir oranda geçici olarak güçlenir (bu güçlenme kılıçların sahip olduğu güce oranla artış gösterir). (40 mana) -Yani bu demek oluyor ki X Defence kullanıp kılıçlarımı buffladıktan*buff=güçlendirme* sonra Rage basarsam normal kullanımına göre daha fazla buff sağlar. -Böyle bir buff ile bir orku bile kesebilmem gerekir! AP: Yeni unvan açıldı: “Goblin Avcısı” (Lvl 1) Açıklama: Goblinler artık 100 exp verir. Unvanı kabul et – Unvanı reddet -İyi, seviye kasmama yarar gibi duruyor. Artık yatma vakti. Sağlam bir uykumu alayım, erken saatte önemli bir savaşım var sonuçta. Carl yatağına geçti. -Uyku vakti! — 2 saat sonra — Carl’ın gözleri fal taşı gibi açıktı. -Hassiktir, uyuyamıyorum… 11.2 Reiji günün aydınlanmasıyla birlikte çıkışa varmak üzereydi. - Bu veledin 3 günde 3 seviye atlamasına imkân dahi yok. Peki… neden ben sabahın köründe kalkıp buraya geldim ki? Zaten gelmeyecektir bu- Carl kapının ordaki duvara yaslanmış, heyecanlı ve kararlı bir şekilde Reiji’ye bakıyordu. Reiji Carl’ı görünce şaşırdı. -Harbiden de gelmiş. Reiji Carl’ın yanına geldi, suratında ise az önceki şaşkınlığından eser yoktu; bilakis taş gibi duran bir suratı vardı. Carl: Günaydın Reiji-san! Reiji: Günaydın velet. Gerçekten de 5 seviye oldun mu? Carl: Evet Reiji-san. Sizinle karşılaştığımda 2 seviyeydim, 3 günde dediğiniz gibi 5 seviye oldum. Reiji durgun bir şekilde devam etti. Reiji: Velet, kelimelere inanmamı beklemiyorsundur herhalde. Çıkar maceracı kartını göster. Maceracı kartında seviye bilgin var sonuçta. Carl Reiji’ye maceracı kartını verdi. -Sözünü tutmuşsun velet. Ormanın derinlerine doğru gideceğiz, yanımdan ayrılma sakın. carl heyecanla gülümsedi. -Anlaşıldı Reiji-san! Carl ve Reiji çıkış kapısından çıktılar. Reiji ile Carl ormana varmış, derinliklerine doğru yürümeye başlamışlardı. Reiji yürürken Carl’a bir şeyler anlatmaya başladı; Carl ise bütün dikkatiyle dinliyordu. -Carl, sana hiç o sahte pohpohlamalardan yapıp götünü kaldıracak bir tip değilim. O yüzden dürüst olacağım. Ben senin bırak orku yenebilmeni, 5 seviye olmanı bile imkânsız buluyordum. carl gülümsedi. -Reiji-san, zaten imkânsız bulduğunuz için vermiştiniz bu görevi. Sonuçta beni eğitmeyi hiç istemiyorsunuz. Ama benim anlamadığım bir şey var. Madem inanmıyordunuz, neden sabahın köründe sözleştiğimiz yere geldiniz? Reiji istifini bozmadı. Reiji: Aynı soruyu sabah ben de kendime sordum velet. Haklı, haklı sorular sorup sinirimi bozma. Carl: Özür dilerim Reiji-san! Reiji: Sorun değil. Sana savaşmadan önce şunu demeliyim: sakın bana güvenme. Ortamın havası aniden değişdi. Reiji: Benim seninle gelmemde 2 sebep var. Birincisi, yolda başına bir şey gelmesin diye. İkincisi, yendiğini gözümle görmem gerekiyor. Bir şeyi fark ettin mi? Carl: Sebepleriniz arasında savaş esnasında bir şey olursa kurtarmak yok… Reiji: Aynen öyle. Bu sebeple şunu bil Carl: Şu an sen ölümle yüz yüze savaşacaksın. Eğer vazgeçeceksen şu an dönebiliriz ama savaşta kabul etmem. Carl kendinden emin bir şekilde kollarını iki yana açtı. Carl: Bunun farkında olmayacak kadar aptal değilim Reiji-san! Reiji: Umarım bu özgüvenin altı doludur velet. Carl piçimsi bir gülümseme takındı; onun karşısında Reiji yüz ifadesini hiç değiştirmedi. Carl: Reiji-san, yoksa benim için endişeleniyor musunuz? Reiji: Önümde bir çocuğun ork tarafından katledilmesini izlemekten hoşlanacak kadar cani değilim. Carl: Ama öyle görünüyorsunuz. Reiji’nin yüzü hiç değişmedi fakat alnında damarlar belirdi. Carl Reiji’yi o şekilde görünce tabiri caizse götü tutuştu. Reiji: Şimdi düşündüm de orktan önce ben mi seni öldürsem, velet? Carl: Ö-özür dilerim Reiji-san, şakaydı sadece bir şaka! Reiji: Neyse yürü velet! Carl: “Gerçekten öldürebilir gibi hissettim.” — Geçen akşam — Asteria endişeli bir şekilde kapıdan içeri girdi. - Tetsu ojisan merhabalar, ben geldim. Tetsu her zamanki bir fırın kadar sıcak gülümsemesini takındı. Tetsu: Ahaha, bu bizim küçük hanım değil mi bu? Ne oldu bakalım, endişen yüzünden okunuyor. Asteria: Birincisi, benim bir ismim var Tetsu ojisan, o da Asteria. İkincisi, durumlar kötü. Tetsu: Ne oldu bakalım Asteria? Asteria: Carl yarın bir orkla kapışacak! Sadece birbirlerine anlamsızca bakmaya başladılar. Tetsu bir anda gülmeye başladı, Asteria ise panikledi. Tetsu: BUHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAH! Asteria: KOMİK OLAN NE TETSU OJİSAN!? BURADA CARL’IN HAYATI SÖZ KONUSU!!!! Tetsu: Hahahahahaha, üzgünüm, bir anda söyleyince… İkisi de kendilerini toplarladı -Neden güldün Tetsu ojisan? Hiç endişelenmedin mi? -Asteria, ben Carl’a güveniyorum. O velet “yapacağım” dediyse yapar. Bu yüzden sen de biraz rahatla. Hem, nereye kadar slime kesecekti? Kendisi bir maceracı; tabii canını tehlikeye atmalı. Ama o hâlâ… Tetsu bütün ciddiyetiyle Asteria’nın sözünü kesti. Tetsu: Ayrıca Asteria… sen onun için neden bu kadar endişeleniyorsun? Sonuçta arkadaşsınız sadece. asteria bunu duyunca başını öne eğdi. Tetsu: O çocuğu ben de seviyorum. Zeki, iyi huylu, kararlı ve saygılı bir çocuk. Ama sen ona takıntılı gibisin. Asteria bunu duyunca dehşete düştü. Asteria: Bilmiyorum Tetsu ojisan… Bana çok sevdiğim birini hatırlatıyor. Asteria’nın gözünden yaşlar akmaya başladı. Asteria: Tekrar aynı şeyi yaşamak istemiyorum! Tetsu, ağlayan Asteria’nın karşısında onun boyuna erişmek için diz çöktü ve çalışmaktan nasır tutan elini kafasının üstüne koydu. Tetsu: Asteria… ne yaşadığını bilmiyorum ama merak etme, Carl başaracaktır… Asteria titrek ve yüksek bir sesle cevap verdi. -Yine de korkuyorum Tetsu-ojisan! Asteria kafasını kaldırıp, karşısında gülümseyen Tetsu’ya gözyaşları içinde bakmaya başladı. Tetsu: Hem o bana borcunu ödemeden hiçbir yere gidemez, merak etme. — O sırada Carl — Yatağında uzanan Carl bir anda hapşırdu. Ve sırıttı. Carl: Hapçu! Carl : Hehe, güzel bir kız beni andı. Bölüm biter…