Bolum 44
Carl ve Loki gardlarını indirmiş bir vaziyette birbirlerine bakıyorlardı. Carl gülümsedi. -Eh başlamamak için bir sebep görmüyorum. Carl siyah ve beyaz olmak üzere kanatlarını açtı. Loki kanatları gördüğünde başta şaşırdı. -Kılıçların gibi kanatların da ilginç. Loki’nin arkasında simsiyah bir çift kanat belirdi. -Eğlenceli olacak gibi duruyor. Carl işaret parmağını iki yana üç kez salladı. -Yok, olmaz, hayır! Carl’ın arkasında halihazırda açık olan kanatların kopyası belirdi. Artık solunda iki tane siyah, sağında iki tane beyaz kanat vardı. -“Oburluğu aktive ettim ama uzun süre açık tutmak risk teşkil ediyor. Elimi çabuk tutmam lazım.” Loki’nin şaşkınlıktan göz bebekleri büyüdü adeta, ardından yüzünde bir gülümseme belirdi. -Vay, bak sen şuna. Loki iki pençesini havaya doğru kaldırdı. O kadar geriye doğru esnedi ki kaldırırken resmen kafası yere değecek kadar. -O zaman Vladimir soyadı üzerine! Yukarıdan aşağı doğru pençelerini bütün bir şiddetiyle indirdi ve pençelerden resmen kırbaç gibi, beşer tane, kıpkırmızı darbe Carl’a doğru yukarıdan aşağı doğru indi. Carl hiç zorlanmadan darbeden kaçınıp yukarıya yükseldi. Loki’nin vurduğu darbeden ötürü yerde on tane uzun kesik darbesi belirdi. -Kan manipülasyonu demek. Loki yere vurduğu kırbaçları kendisiyle birlikte havaya taşıdı. Pençelerini öyle bir dans ettiriyordu ki bu on tane kırbaç Loki’nin etrafında onun dansına eşlik ediyorlardı. Loki olduğu yerden hiç kıpırdamadan Carl’a doğru bütün kırbaçlarını hızla savurmaya başladı. Carl gelen kırbaçların hepsini teker teker kılıcıyla engelliyordu, kırbaçlar tekrardan Carl’ın üstüne geliyordu. Carl en sonunda hem sağ, hem sol kılıcıyla ikişer tane slash darbesi yolladı. Loki kolayca kaçındı ve kırbaçlarını bir iplik gibi kullanmaya devam ederek saldırmayı sürdürdü. Carl fırsattan istifade daha çok yükseldi ve kırbaçlara hiç vurmadan sadece hızını ve çevikliğini kullanarak Loki’nin tepesinde bir karga gibi uçmaya başladı. Hem uçuyor, hem slash yolluyordu. Loki slashlerin hepsinden aşırı olmayan hareketlerle kaçınıyor ve dansına devam ediyordu. Artık o kadar hızlanmıştı ki Carl bu sefer Loki’nin etrafında çember çizen oydu. Carl bu çemberi biraz daha abartarak Loki’nin altından üstüne doğru bir çember daha yaptı. Loki’nin hem yanında hem üstüne çember vardı artık. Bu iki çemberden durmadan slash darbesi geliyordu. Loki’nin hızı yetememiş olacak ki bütün gücünü savunmaya çekmişti. Loki pençelerini birbirine vurdu. Kırbaçlar yok oldu amma velakin pençelerden büyük bir kan patlak verdi. Bu kan Loki’yi içine alarak bir küre oluşturdu ve oluşur oluşmaz o küreden etrafına doğru sanki bir kirpi gibi kandan dikenler çıktı. Carl’ın vücudunda yara izleri çıktı ve bu izlerden siyah alev yayılmaya başladı. Carl, Loki tam küreden çıkarken kendisini sol elindeki beyaz kılıç ile iyileştirdi. Loki küreden çıktı ama o dikenli küre yok olmadı. Carl geri geri uçarak mesafeyi arttırmaya çalışıyordu fakat Loki arkasındaki küreyi sanki zincirlemiş gibi sağ elindeki pençeden çıkan kan ile tuttu ve Carl’ın arkasından uçarak o zincirlediği kandan oluşma gürzü Carl’ın tepesine bir metaor gibi fırlattı. Carl kaçamayacağını anladığı andan kendisini gelen kan topuna karşı attı. Kılıçlarının rengi kırmızıya döndü. -“Rage.” Carl gelen kan topunu bir karpuzmuş gibi parçalara böldü. Kan topu kayboldu ve hemen arkasında kıpkırmızı pençeleriyle birlikte bir panter gibi atılmış olan Loki belirdi. Loki, Carl’a pençesini düz bir şekilde saplamaya çalıştı fakat Carl sağ kılıcı ile cevap verdi. Yakın dövüşe geçtiler. Tekrardan görülmeyecek bir hıza eriştiler lakin bu sefer demirlerin çarpışmasından gelen ışık yerine al rengi kan rengi vardı. Dahası artık belirdikleri mesafe on beş metre değil yirmi beş metreydi. Carl kendisini iki metre kadar geri attı ve yakın mesafeden sağ kılıcı ile simsiyah bir slash gönderdi. Loki kaçınmak için kendisini sağa doğru attı. -“Earthquake.” Fakat kaçınma esnasında sanki yer çekimi ona karşı geldi ve sersemledi. Carl’ın yeteneği yüzünden afalladığı için gelen darbe Loki’nin sol koluna kesik attı. Loki kendini geriye doğru attı. Sol kolunda siyah alev belirdi ve yavaş yavaş yayılmaya başladı. Carl gülümsedi. -Yakaladım. Loki sağ pençesini havaya kaldırdı ve kandan bir kılıç belirdi. Kılıcı kendi sol omzundan aşağı doğru vurdu ve kolunu kesti. Yanan kol yere düştü ve yok olana kadar yandı. Loki’nin canı yanmıştı fakat gülümsemeye devam ediyordu. Bundan zevk aldığı aşikardı. Carl’ın yüzündeki gülümseme daha da büyümüştü. Alnındaki teri sildi sağ elinin tersiyle. -En mantıklısını seçtin Loki! Loki kahkaha attı. -HAHAHAHAHA! Demek sonunda bana ismimle hitap ediyorsun! -Ne kadar katil olsan da savaştan anlıyorsun. -“Ne yalan söyleyeyim aşırı derecede eğleniyorum ve daha çok istiyorum!” Aniden Carl’ın önünde ap açıldı. Ap: Gizli ünvan açıldı: “Haz” Açıklama: İstediği zaman vücudunun göğüs ayrımından itibaren solunda siyah, yarım zırh oluşur. Zırha değen her saldırı hem giyene hem saldırana geri yansır. -“Hassiktir bu acayip bir şey!” Carl’ın vücudunun yarısında adeta kanatlar gibi yarım, hiçlikten gelme bir zırh oluştu. Loki tekrardan şaşırdı. -Bu özellik sende yoktu değil mi? -Orası beni ilgilendirir. Loki tekrardan bir sarhoş gibi kendisi sallandırmaya başladı. Aniden kayboldu Carl tedirgin bir şekilde etrafına bakmaya başladı ve bombardıman başladı. Bir yakından pençe darbesi vuruyordu sonra geri çekilip kırbaç ile vuruyordu. İşin asıl can alıcı kısmı bu saldırıları yaparken Loki sanki görünmezmiş gibi hiç gözükmüyordu. Carl sadece içgüdüleri ile gelen saldırıları ucu ucuna engelliyordu. Karşısında saliselik bir şekilde Loki gözüktü ve Carl direkt Loki’ye karşı hamle yaparak kılıçlarının ikisini birden salladı. -Buradasın! Fakat salladığı yerde hiç kimse yoktu. Loki, Carl’ın arkasından kalbinin oraya doğru nişan almış bir şekilde beliriverdi. Carl tam dönecekken Loki Pençesinin Carl’ın kalbine doğru sapladı ve eliyle Carl’ın kalbini tuttu. Carl kan kustu. -Her gördüğüne ina- Ve Loki de aniden kan kusmaya başladı. Carl zıpladı ve dönerek bir tane tekme attı Loki’ye. Loki tekmeyle birlikte uçtu. İkisinin de göğsünde kalplerine doğru giden bir boşluk vardı. Carl titreyerek sağ kılıcını, boşluğa doğru değdirdi. Carl’ın yarası iyileşti fakat… Loki’nin öyle bir gücü yoktu, çünkü onda sadece kötülük vardı, iyilikten eser yoktu. Carl’ı kurtaran “Merhametli” gizli ünvanı olmuştu. Carl kanatlarının hepsini kapattı ve dizinin üstüne çökmüş olan Loki’nin yanına doğru yürümeye başladı. Loki’nin yarasından çıkan siyah alevler, ki ironiktir bu siyah alevler kendi kötülüğünün eseriydi. Bütün bir vücudunu yavaş yavaş ele geçirmeye başladı. Carl yanına kadar gitti Loki’nin. Loki kafasını yavaşça kaldırdı ve Carl’a bakıp gülümsedi. -Mükemmel bir dövüştü Carl. Teşekkür ederim. Carl ifadesiz bir şekilde Loki’ye bakıyordu. -Ben de teşekkür ederim Loki. Loki’nin elindeki pençe yok oldu ve elini Carl’a uzattı. Carl, Loki’nin eline hiçbir ifade takınmadan sadece baktı. -Seninle tanıştığım için çok mutluyum. -... O el de alev aldı. Alevler tamamen yutmak üzeriydi Loki’yi. Loki gülümseyip gökyüzüne baktı. -Baba, sözümü tuttum. Kendi eğlencemden vazgeçmedim. —Loki’nin geçmişi— BÖLÜM BİTER…