Beklenmedik Misafir
9.1 Carl, dehşete düşmüş bir şekilde orka bakar. Carl: “Ne yapacağım, ne yapacağım ben? Ölecek miyim, yenme imkanım var mı, kaçabilir miyim? Sakin ol Carl, sakin ol… Şu an sakin olmam lazım… Bana bakıyor. Bu deli şey benim için geldiği kesin.” Carl kendini toparlar: Carl: “Tamam, onu yenmem imkansız. En az 4.5 metre bu ork. Elindeki kanlı gürz ise 3 metre… Tek seçenek kaçmak. Ama… bu da imkansıza yakın. Buraya geliş hızından belli oluyor.” Birden bir şey fark eder: Carl: “Bir dakika! Orklar ne kadar hızlı olursa olsun çeviklikleri yüksek değil. Yani onu bir şekilde atlatabilirsem kazanırım… Bu piç neden sadece beni izliyor? Bundanda saçması, burada orkun ne işi var? Neyse, Carl bunların sırası değil. İlk önce yaşaman lazım.” Carl, üstüne koşup saldırırken sürekli dash atmayı planlar. Ancak dash’in bekleme süresi 5 saniye ve bu süre kemiklerine kadar zarar verebilir. Earthquake de Ork’un ağırlığı yüzünden etkili olmayacaktır. Carl: “Bir şey buldum, ama gerçekleşme olasılığı çok düşük. Yine de denemem gerekiyor. Hayır, yapmak zorundayım.” Carl dik dik orka bakarak son sürat koşmaya başlar. Ork, kanla kaplı gürzünü tepeye kaldırır. O kadar yükseğe kaldırır ki, ağaçların arasında zor görünen güneşi tamamen kaplar. Gürzün ihtişamlı gölgesi Carl’ı yutar, fakat Carl tüm odağıyla koşmaya devam eder. Ork, sağ elindeki gürzü tepeden aşağı çekiçle çiviye vururmuş gibi indirir. Gürz, Carl’ın olduğu yere iner (GÜM!). Öyle bir iner ki, zemin çatlayıp hafiften içe göçer ve etraf tamamen toz duman içinde kalır. Carl: “DASH!” Carl, bir toz parçası gibi uçar. Carl: “O nasıl bir vuruş şerefsiz! Neyse, beni boostladı.(zıplamasını destekledi)” Fakat işler Carl’ın hesapladığı gibi gitmez. Ork, kendini toparlamadan gürzü tıpkı zemini süpürür gibi 180 derece döndürür ve Carl’ın soluna sürter. Gürzün etkisiyle zemin yıkılır. Carl, koşmaya devam ederken gelen gürzü fark eder ve dehşetle bakar: Carl: “Anne, baba, Asteria, Tetsu… Hiçbirine veda bile edemedim…” Gürz ile Carl arasındaki mesafe 1 metreye düşer. Carl (kabullenmiş bir suratla): “Her şey burada bitecekti demek…” 9.2 Carl yavaş yavaş gözlerini açar ve karşısında bir insan silueti görür: Carl: “Bir dakika, neden ölmedim? Bu adam kim?” Carl gözünü tam açar. Carl: “Elindeki kılıç ve gürzü durdurduğu kalkan… O bir şovalye!!” Adamın yüzü donuk ve serttir. Carl, beyaz sakalını tanır gibi olur. Sakallı adam: Velet, daha ne kadar boş boş bakmaya devam edeceksin? Neyse… Adam, sol elindeki kalkan ile devasa gürzü durdurur. Kalkanı yukarı kaldırdığında kılıcı parıldar. Kılıçtan çıkan ışın, Ork’un boynundan geçerek gökyüzüne varır, gökyüzünü adeta ikiye böler. Ork, kanlar içinde ikiye ayrılır. Parçalar yere düşerken etrafı toz duman kaplar. Carl şaşkın ve hayran bir şekilde bakar. Adam ise sertliğinden ödün vermez: Sakallı adam:Velet! Carl (titrer): Efendim?!? Sakallı adam: Normalde ormana bu kadar yakın bir yerde Ork belirmezdi. Bana burada olanları anlat. Carl: Tabii efendim! Önce… beni kurtardığınız için teşekkür ederim. İsminizi öğrenebilir miyim? Sakallı adam:Velet, benim adım şu an önemli değil. Burada ne olduğunu anlat. Carl ısrar eder, adam usanır: Reiji: Peki öyle olsun. Benim adım Reiji Takeshi. Şimdi ne olduğunu anlat. Bir süre sonra Reiji, ilginç bir şekilde Carl’ı inceler: Reiji: Orklar normalde ormanın derinlerinde olur, ama bu ork burada belirmiş. Sana dik dik baktığını söyledin değil mi? Carl: Evet, Reiji-san. Reiji: Bu işi daha da ilginç kılıyor. Orklar insan gördüğünde anında saldırır, ama bu ork sana bakmış, sanki senin için buraya gelmiş gibi. Carl: “Bela savar gibiyim” Reiji: Tamam velet, en iyisi sen eve git. Ben biraz etrafı inceleyeceğim. Carl, Reiji’nin omzundan tutar. Carl: Reiji-san, biliyorum saçma gelecek ama ben de bir savaşçıyım, tıpkı sizin gibi. Lütfen beni eğitir misiniz? Reiji, Carl’ın elini iter ve yürümeye devam eder: Reiji: Oradan bakınca bebek bakıcısına mı benziyorum he? Carl, önemli bir şeyi hatırlar: Carl: “Evet! Şimdi kesinlikle eminim. Bu adam, bana çift kılıca başlamamı söyleyen ve tüccarlık hakkında tavsiyeler veren adam! Kesinlikle bu adamdan eğitim almalıyım.” Carl, kararlılıkla konuşur. Carl: Reiji-san, savaşçı sınıfının zorluklarını çok iyi biliyor olmanız lazım. Biz de birbirimizi dışlarsak sonumuz ne olacak? Diplomasi kötü olan bir ülkenin iç savaş yüzünden yıkılması gibi bir durum değil mi? “Artık bütün tuşlara basıyorum.” Reiji durur. Reiji: Bak velet, madem bu kadar istiyorsun, kendini kanıtla. Önüne gelene bebek bakıcılığı yapamam. Carl: Anladım Reiji-san, ne yapmam lazım? Reiji: Şu an kaç seviyedesin? Carl: 2 Reiji şaşırsa da istifini bozmaz. Reiji: Velet, eğer 3 gün içinde 5 seviyeye ulaşmalısın. 4. gün ise gözümün önünde bir Ork’u yenmelisin. Carl bir an duraksar ama hemen kararlı bir yüz takınır: Carl: Anladım Reiji-san, 4 gün sonra görüşürüz! Reiji: 4 gün sonra sabah altıda şehir kapısının önünde ol. Bir dakika fazla bile beklemem. Carl’ın yüzü çiçek açar: Carl: Tamamdır Reiji-san, tekrardan teşekkürler! 9.3 Carl, üstü başı yırtık, morluklar içinde loncaya gelir. Asteria dehşete düşer. Asteria: Carl! Bu sefer kendine ne yaptın?! “Biliyordum, ona goblinleri söylemem gerekiyordu!” Carl (gülümser): Bu sefer derken, sadece bir kere böyle geldim. Asteria: Tabii, peşinde de büyük bir bela getirdin. Carl, kemerine asılı goblin bıçağını masaya koyar: Carl: Elim boş gelmedim tabii. Asteria sessizce bıçağa bakar, sonra gülümser. Asteria: Tebrikler Carl, gerçekten çok mutlu oldum. Peki bu halin ne? Carl: Bir Ork saldırdı da bana. Asteria başta ne dediğini anlayamaz, sadece boş boş Carl’a bakar. Ardından yüksek bir sesle: Asteria: NE!?!?! Nasıl yaşıyorsun Carl hala? Carl: Birincisi sakin ol, resepsiyonist hanım. İkincisi, bana bu kadar güvenmen gözümü yaşarttı. Asteria: Paşam, repliğimi bana satıyor. Carl, sana ne kadar güvensem de bir Ork senin için imkansız. Ayrıca neden o kadar derine gittin? Carl: Aslında o kadar derine gitmedim, Ork girişe kadar geldi. Ve dediğin gibi, gerçekten ölüyordum. Reiji isimli bir adam kurtardı beni. Reiji ismini duyunca Asteria’nın yüzü ani bir değişim yaşar: Asteria: Bir dakika… Reiji Takeshi ile mi tanıştın? Carl: Evet, isimi oydu. O kadar bilindik biri mi? Asteria: Şaka mı yapıyorsun? Eskiden krallıkta görev alan bir bölük komutanıydı. Sonra nedeni bilinmez bir sebeple bıraktı. Carl: “Turnayı gözünden vurmuşum desene.” Carl: Asteria, Reiji, eğer 4 gün sonra bir Ork’u yenersem bana eğitim vereceğine söz verdi. Asteria bağıracakken kendini tutar. Kısık bir sesle: Asteria: Carl, saçmalama. Senin bir Ork’u yenmene imkan yok. Bu durumun dört gün içinde değişmesine de imkan yok. Carl, hevesi kırılmış bir şekilde başını öne eğer: Carl: “Eh, haksız değil… Fakat eğitim istiyorsam yapmak zorundayım.” Carl’ı üzdüğünü fark eden Asteria da başını öne eğer: Asteria: Özür dilerim Carl, haddime olmayan şeyler söyledim. Lütfen aldırış etme. Carl: Sorun değil Asteria. Görev ve ekipman paramı alıp gidebilir miyim? Asteria: Hemen hallediyorum. BÖLÜM BİTER…