Bolum 21
Luna gözlerini açtı. -Uyuya mı kalmışım? Kalkıp etrafa baktı ve bir an utandı. -“Burası… Carl’ın odası! Ben uyuyunca odasına mı taşıdı?” -Bir şey yapacak birine benzemiyordu acaba gece nerede yattı? Luna’nın yüzü dahada kızardı. -Yer yatağı da yok. Yoksa… Luna merdivenden inerken masayı kuran Carl’ı gördü. -Günaydın Luna tam vaktinde kalktın, kahvaltı hazır. Luna masaya doğru geldi. -Carl dün gece ben koltukta uyuya mı kaldım? -Evet bende seni yatağa taşıdım. Rahat uyudun mu? İkisi masaya oturdu. Luna panikli bir şekilde devam etti. -Sorun o değil. Sen gece nerede yattın? Carl ifadesiz bir ifade takındı. -E ne yapacaktım yanında yattım tabii. Luna domates gibi kızarmıştı hatta kafasından duman çıkıyordu resmen. -N-n-ne d-dedin sen?!?! Carl kendini daha fazla tutamadı ve kahkaha atmaya başladı. Luna ise utanmış bir sitemle bir şey diyemedi. -HAHAHAHAHA YÜZÜNÜN HALİNİ GÖRMEN LAZIMDI! -Carl… - “Bu his ne peki? İçim rahatlasa bile biraz üzüldüm.” Carl sıcak bir gülümseme ile devam etti. -Şaka tabii. Uyuduğunu görünce seni yatağa taşıdım sonra salonda yattım. Luna suçluluk hissetti. -Keşke hiç dokunmasaydın senin odanı işgal etmek istemediğimi söylemiştim. -Bende senin salonda yatmana göz yummayacağımı söylemiştim. - “Çok kibar birisin.” Reiji içeri girdi. -Günaydın gençler. Bu gürültü ne sabah sabah? -Luna’ya benimle ya- Carl tam konuşurken Luna kızarmış bir şekilde iki eliyle Carl’ın ağzını kapattı. Reiji ise şaşkın bir şekilde onları izliyordu. -Sakın carl! -Luna’ya? -Bir şey yok Reiji-san -“Eğleniyor gibi gözüküyorlar” Üçü de masaya oturmuşlardı. -Carl yemekten sonra başlayalım antrenmana. Luna sen de istersen bizi izle. -Eğer sizin için de uygunsa tabii izlerim Reiji-san. Carl alaycı bir sırıtmayla ve tonla devam etti Luna ise tatlı bir sinirle Carl’a döndü. -Triplere bak sanki krallığın prensesi. -Öyleyim zaten Carl! -Aman aman prenses kızdı. -Kızmaya da devam ediyor Carl. Carl, ellerini çenesine koydu ve sırırtmasının yerini tatlı bir gülümseme aldı. -Sinirlenince çok komik ve tatlı oluyorsun. Ne yapayım? Reiji ve Luna bir anda şaşırdı hatta Luna biraz kızardı. -Teşekkür ederim ama böyle kurtulamazsın - “Tatlı dedi daha demin ben yanlış duymadım değil mi?” -Tamam tamam özür dilerim. -“önümde flörtleşiyorlar birde.” - “Gerçekten gülmekten ölesim geliyor sinirlenince.” — Carl ile Reiji karşı karşıyalardı Luna ise onları evin orada oturmuş izliyordu. -“Reiji-san’ın dediğine göre şu an iki bölük komutanın dövüşüne şahit olacağım.” -Başlayalım mı Reiji-sensei? -Kendini tutarsan ölürsün Carl. Carl bir anda olduğu yerde rüzgardan bir silüetini bırakıp yok oldu. Sağ kılıcını yukarıdan Reiji’ye doğru bütün bir gücüyle indirdi, Reiji ise sol elindeki kalkanı ile saldırıyı bloke etti. Yerde dairesel bir çatlak oluştu, rüzgar ise etrafa doğru yayıldı. Yüzleri gülümsüyordu. -Haydi bakalım Reiji-sensei! -Bütün gücünle Carl! Carl sağ kılıcını çekerken sol elindeki kılıcı mızrak gibi Reiji’ye doğru saplamak için salladı. Fakat Reiji kılıcı ile saldırısını bloke etti. -Yemezler! Reiji bloke etmek için sağındaki kılıcı kullanınca açıktan yararlanmak isteyen Carl, kendisini ve iki kılıcını yatay ve paralel bir şekilde sağa doğru üç yüz altmış derece döndürdü. Dönmesini tam tamamladığı yer Reiji’nin açıkta kaldığı sağ tarafıydı. -O zaman bunu bloklayın sensei! Carl’ın saldırısını bloklamak için görünmeyecek şekilde sağa döndü ve kalkanı ile kılıcı bloke etti lakin yeterli olmadığı için kılıcı ile kalkanını destekledi. Carl’ın vuruş etkisi, bir beyzbol topuna beyzbol sopasıyla vurmuş gibi bir etki yarattı ve Reiji’yi uzak bir mesafeye doğru fırlattı. Carl yıldırım gibi Reiji’nin uçtuğu yönde belirdi. Reiji’nin Carl’a sırtı açıktı. Carl iki kılıcını da dikey bir şekilde birbirine paralel göğe doğru kaldırdı. -YAKALADIM!!! Carl bütün gücüyle tam Reiji’nin gelişine doğru iki kılıcınıda indirdi. Sırtı dönük olan Reiji limbo oynar gibi havadayken vücudunu arkaya doğru yatırdı ve kılıcı ile yatay bir şekilde bloke etti, desteklemek içinde kalkanından güç aldı ve kılıcın yukarıdan gelen baskısını kullanarak ayaklarını yere sabitledi. Yer ilk baştaki kılıç darbesindeki gibi tekrardan içe göçtü ve etrafa duman kaldırdı. -ANCA RÜYANDA!! Reiji kılıcını o pozisyondan yukarı doğru itti ve carlın iki kılıcı da geriye doğru fırladı. Carl artık açık hedefti. Reiji limbo pozisyonunu havada ters takla atarak bozdu havada ters takla atarken vücudunu Carl’a doğru döndürdü ve kılıcı da Carl’a bakıyordu -ELİMDESİN!!! - “Bundan kaçınamam bloklamalıyım!” Carl iki kılıcını öyle bir hızda toparladı ki havaya bakan kılıçları önünde x şeklinde yaparak kılıcı araya aldı. -HAYAL GÖRMEYİN SENSEİ!!! Reiji pozisyonu kurtarmak için korumaya attığı yeri süpürür gibi olan tekmeyi, sol bacağıyla Carl’a da uyguladı. Carl’ın dengesi kayboldu ve kendi sağına doğru düşmeye başladı. Carl yere düşmeden ayağa dikilen Reiji, sağ kılıcını havaya doğru kaldırdı -BURADA BİTER! Carl sağ kılıcını yere bayrak saplar gibi sapladı ve kendini bir direk gibi dik bir şekilde havaya bakar şekilde kaldırdı. Reiji kılıcını bütün gücüyle boşa salladı salladığı kısımda rüzgar oluşsada Carl orada değildi. -Cidden mi?!?! Carl kendini sola doğru yani Reiji’nin olduğu yere doğru indirdi sol elindeki kılıcı ise Reiji’ye bakıyordu. -PES! Carl ayakları yere basar hale geldi sağ kılıcı yerde dikili sol kılıcı ise Reiji’nin sırtının iki cm yakınında duruyordu. Luna şok olmuştu öyle bir şaşkınlıkla izlemişti ki ağzını dahi açamamıştı. -“Az önce Reiji’yi yendi!! Eski bir bölük komutanını yendi ayrıca o hız çeviklik kuvvet ve savaş zekası neydi? Kendini üç yüz altmış derece saliseler içinde döndürüp bir saldırı yapacak kadar çevik, Reiji-sanı fırlatacak kadar güçlü, arkasına geçecek kadar hızlı! Hele o son yaptığı kimin aklına gelir? Orada işinin bittiğine emindim fakat nasıl akıl eder? Üstüne üstlük o açıdan kendini döndürerek kılıcını Reiji-sana doğrultması tam bir denge!” Carl ve Reiji yavaş bir şekilde kılıçlarını kınlarına koydular. Reiji’nin yüzünde gururla karışık bir burukluk vardı. -Dediğim gibi Carl sana öğretecek bir şeyim kalmadı. Artık beni geçtin resmen. Carl panikledi. -Lütfen saçmalamayın Reiji-sensei sizi sadece düz kılıç ustalığında yendim tamamen açık şartlarda savaşsak beni kesinlikle yenersiniz, ayrıca bunu da resmen götümü yırtarak ucu ucuna yendim. -Mütevazılığa lüzum yok Carl… gerçekten çok güçlendin. Reiji nasırlı elini Carl’ın kafasına koydu. Carl gözleri açılmış bir şekilde Reiji’ye baktı. -Carl seninle gurur duyuyorum ve sana güveniyorum! Carl dudaklarını sıktı ve birden kafasını yere doğru eğdi. Carl’ın yüzünden çiseleyen yağmur toprağı ıslatıyordu. Titrek bir sesle konuştu. -Siz olmasaydınız hiçbiri olmazdı. Reiji kendini zor tutuyordu burnunu çekti. -Çok teşekkür ederim Carl. Luna ikilinin yakınına gelmişti ve ikiliyi gözleri dolu bir şekilde izliyordu. -Şu an şahit olduğum şey bir baba oğul ilişkisi mi? Acaba… babamla böyle bir şey hiç yaşar mıyız? — Luna, Reiji ve Carl akşam yemeği yiyordu. -Reiji-sensei krallıktan bugün bir mektup almıştınız değil mi? neydi o? -Sorduğun iyi oldu. Kral Kaviel şehre döndüğümüzde üçümüzü işimiz varsa halledip, yoksa direkt sarayına gelmemizi istiyormuş. Ondan bahsediyordu -Ailemi, Asteria’yı ve Tetsu-ojisanı gördükten sonra gidebilirim. Olur mu? -İşlerinizi halledin dediğine göre erkenden gider hallederiz. Carl kendini tamamen yemeğe odakladı. Luna ise şaşkın bir şekilde lafa girdi. -Babam üçümüzü de saraya mı bekliyor? Neden ki? -Luna unuttun mu hiç konusunu açmasa da Carl senin hayatını kurtardı. Yüksek ihtimalle teşekkür gibi bir şeydir Luna, Carl’a doğru kafasını çevirdi bakışlarında minnet ve sevgi vardı. Carl yemek yemekten hiçbir haltı fark etmedi. Reiji ise ikisini izliyordu. -“Reiji-san haklı hayatımı kurtardı ama bir kere bile üstüne övünmedi. Normalde kendini övmeyi sever fakat konular ince olunca ağzını dahi açmıyor.” -“Carl herhangi bir şey beslemiyor fakat prenses için aynı şeyi söyleyemem gibi duruyor. İyiki Asteria dediğini fark etmedi” — Luna ile Carl odaya girdiler. Carl, Luna’ya “buyur” der gibi yatağını gösterdi. Luna yatağa oturdu Carl ise yer yatağını kurmaya başladı. -Luna rahat hissetmiyorsan dünkü teklifim hala geçerli. -Gerek yok Carl, senin saçma bir şey yapmayacağını biliyorum zaten. -“Biraz uğraşasım var ama kız rahat uyusun.” Carl yatağı bitirdi. Luna ayağa kalktı. -Geçeyim ben o zaman -Sen yatakta yatacaksın? -Dün zaten işgal ettim bir daha mı yapayım? Carl yer yatağına oturdu ve alaycı bir tonla elini göğsüne koydu. -Ah lütfen prenses hanım benim yatağımda yatmanız benim yatağımın değerini artırır. Benim gibi birini gururlandırır. Luna yatağa geri oturdu ve Carl’ın alaycı tonuna eşlik etti. -Dur o zaman biraz oturayımda senin gibi bir ezik gururlansın. İkisi arasında kısa süreliğine sessizlik oluştu. Sessizliği aynı anda sessizce gülmeye başlayarak bozdular. gülüşleri bitince ikiside yataklarına uzandılar. luna:carl teşekkür ederim. carl:ne için? luna:benim hayatımı kurtarman yetmezmiş gibi kısacık sürede bana bu kadar şey kattığın için çok teşekkür ederim. carl:sadece senin teşekkür etmen adil olmaz. luna:neden ben bir şey yapmadım ki? carl gözlerini kapattı. carl:kendine haksızlık etme ilk defa kendim gibi biriyle karşılaştım ve vakit geçirdim bu benim için ne kadar mutluluk verici farkında mısın? luna’nın hafif yüzü kızardı ve gülümsedi. luna:seni mutlu ettiysem ne mutlu bana. carl:birde bugün seni ilk defa kahkaha atarken gördüm. ilk günkü soğukluğun ve yapmacıklığın artık yok. luna:senin sayende carl. carl:o zaman iyi geceler luna:iyi geceler- luna kafasını yataktan sarkıtarak carl’a bakmaya başladı. carl da kafasını çevirip meraklı bir şekilde bakmaya başladı. luna:demeden önce. asteria bir kız ismi değil mi? luna: “niye bu kadar takıldım ben buna.” carl:evet ne oldu ki? luna:hiiiiç öylesine sordum carl piçimsi bir gülümseme ile kafasını kaldırdı. carl:hehe kıskandın mı sen? luna geri hızlıca geri yatağına yattı. luna:carl lütfen yat uyu yok öyle bir şey. carl:kıskandın sen kıskandın luna:evet kıskandım dersem ne yapacaksın carl? carl bir anlık duraksadı. carl:eh… orasını hiç düşünmedim bir şey demezdim herhalde luna:o zaman uyu iyi geceler carl:iyi geceler. ikisi de hafif kızardı. carl: “niye öyle bir şey sordu ki?” luna: “niye öyle bir şey sordum ki?” bölüm biter…