Bolum 30
Carl şaşkınlıkla arkasını döndü. Luna bir elini çenesine koymuş diğer eliyle dirseğini tutuyordu. -Benden korkmuyor musun? -Korkuyorum. -O zaman neden gitmemi istemiyorsun? -Yalnız kalmak istemiyorum. ayrıca seni de yalnız bırakmak istemiyorum. Carl kendine duyduğu nefretten yüzünü ekşitti. -Özür dilerim Luna. Sana bunları yaşatmamalıydım. -Bana o kadar şey kattın ki bu yaptıkları- Carl hışımla sesini yükseltti. Luna’ya karşı ilk defa sesini yükseltmişti. -Saçmalama bir katili sırf sana çok şey kattı diye kendine yakın göremezsin. -Ama carl… -Ne aması? Ben boktan biriyim sonuç olarak! Luna Carl’a tokat attı ve sesini yükseltti. -Ne bok olduğun umrumda değil! Sen benim için hep aynısın, aynı kalacaksın! -... İkisi de başlarını pişman bir şekilde öne eğdiler. -Fazla ileri gittim özür dilerim. -Hayır sana ilk sesimi yükselten bendim. Özür dilerim. -Biraz otursak olur mu? Carl başıyla onayladı. Yan yana yatağın kenarına oturdular. Carl acı bir gülümseme takındı. -Teşekkür ederim Luna. Luna, Carl’ın teşekkürüne anlam veremedi. -Neden Carl? -Bana vurduğun ve o sözleri söylediğin için gerçekten çok mutlu oldum. Bana bu durumda bile birinin değer verdiğini hatırlatman, çok iyi geldi. - “Demek iyi geldi.” Tekrardan sessizlik oluştu. Ardından ikisi de bir şey söylemek ister gibi birbirlerine döndüler ve anında gözlerini kaçırdılar. Hala bir sükunet hakimdi. Carl sessizliği bozdu. Yere bakar bir şekilde başladı. -Luna benden korkuyorsun fakat değer vermeye devam ediyorsun neden? -Carl sence orada o şekilde Hades’i öldüren kişi ben olsaydım sen ne tepki verirdin? -... Carl ufak bir gülümsedi. Luna ise Carl’a bakmaya başladı, gözlerinde merhamet vardı. -Fikrin değişmezdi değil mi Carl? -Doğru. -İşte bu yüzden. Yine de kendimi o an senin yanına gelemediğim için çok suçluyorum. Carl, Luna’ya panikle döndü. -Luna bu konuda senin hiç bir suçun yok hatta bilakis sen olmasan şu an bu kadar toparlayamazdım -Benim sayemde mi? -Evet senin sayende Luna titremeye başladı. Tekrardan gözü doldu. -Gerçekten mi? -Gerçekten. Luna rahatlamış gibi gülümsedi. -Carl… Kendimi daha fazla tutmasam olur mu o zaman? -Tutmana gerek yok Luna. Unuttun mu? Benim yanımda hep kendin olacaktın. Luna bir anda hüngür hüngür ağlamaya başladı. Carl ise sadece Luna’ya bakıyordur. -Çok korktum Carl. Hıs… Bir an tanıdığım Carl gitti diye çok korktum. Hıs.. Luna kafasını Carl’ın sol omzuna koydu. -Hıs…Hıss.. Beni bırakacaksın diye çok korktum Carl! Carl lunanın yaslandığı sol kolunu kaldırdı. Luna artık Carl’ın göğüsüne yaslanmıştı. Carl ise kolu ile Luna’nın omzunu tutuyordur. -Hıs beni bırakmayacağına söz ver Carl. -Söz veriyorum. -Kalp ritimlerini duyabiliyorum Carl… - “Carl seni çok seviyorum ben. Deli gibi hemde!” Luna gözyaşlarını sildi. İkili belli bir süre hiçbir şey demeden böyle kaldı. En sonunda Carl ayağa kalktı Luna ağlamayı bırakmıştı fakat gözleri hala kıpkırmızıydı. -O zaman uyuyalım Luna. Yarın krallığa döneceğiz. Carl kanepeye doğru yürüdü. -Ben kanepeye kaçar iyi gece- Luna kollarıyla Carl’ın belini kavrayıp yüzünü sırtına bastırdı. -Luna? “Vücudunun ısısını, kıyafetlerinin altından bile hissedebiliyorum” Luna kafasını çıkardı, Carl’ı sımsıkı sarmıştı. -Carl söz verdin beni yalnız bırakmayacaksın diye. Dünyada seni bırakmam. -Ne demek istiyorsun Luna? Yüzü kızarmış fakat kararlı olan Luna devam etti. -Bu gece benimle yatmanı istiyorum. Carl’ın yüzü kıpkırmızı oldu. -“Başından beri ihtimal verdiğim şey belli ki doğruymuş.” -Hayır deme seçeneğim yok galiba. Luna sadece ağzı kapanacak şekilde yüzünü Carl’ın sırtına yapıştırdı. Yüzü, bir bebek kadar tatlı ve melek kadar masumdu. Yanakları şişmiş, sesi boğuktu. -Benimle yatmayı bu kadar mı istemiyorsun? Bizim alaycı Carl ilk kez bu kadar utanmış gibi gözüküyordu. -Hayır, hayır öyle değil! Luna sanki dondurma uzatılmış bir çocuk gibi mutlulukla Carl’a doğru baktı. Carl ise iyice yanmış durumdaydı -Yani istiyorsun! -Nasıl istemiyorum diyebilirim ki bu surata? -“Roller değişmiş gibi. Hep ben onun yüzünü kızartırdım fakat şimdi o beni domatese çevirdi.” Luna yatağa atıldı, yorganın altına bir kedi gibi sokuldu. -Kedi misin sen? Yorganı Carl için kaldırdı, diğer eliyle pati yaptı, kafasını da ufak eğdi. biraz utanmış da duruyordu. -meow? -“Kızım artık bundan sonra her şey mübah. Yardır!” Carl bir eliyle ağzını kapattı yüzü kıpkırmızıydı. -“Bu tatlılık suç olmalı! Evet evet resmen adam öldürmek bu! İçim kıpır kıpır bu his de ne böyle?” Carl yatağa doğru girmek için yeltendi. -“Şaka gibi gerçekten de daha demin olan hiçbir şey yaşanmamış gibiyiz.” Carl yatağa girmiş yorganı örtmüştü, sırtı üstü yatmıştı. Luna ise Carl’a doğru dönmüş sadece ona bakıyordu. -Bu kadar cesur olduğunu bilmiyordum Luna. -Nasıl yani? Carl şaka yapmaya çalışır gibi Luna’ya baktı. -Ya sana bir şey yapmaya kalkışırsam? Sonuçta ben bir erkeğim. -... “Artık buradan geri dönüş yok. Utancımdan ölsem de devam!” Carl’ın gözüne sevgi ve şefkat ile bakan Luna. Sıcak bir gülümseme ile devam etti. -Bir erkekle yatağa giriyorsam yapabileceği şeyleri göze alıyorumdur herhalde. Sen herhangi bir erkek değilsin. Carl şok etkisiyle sadece Luna’ya bomboş baktı. Çok dayanamadan kafası yanmış gibi kafasından duman çıkmaya başladı. -“Ben bir canavar yarattım.” -Carl? Carl geri tavana doğru bakmaya başladı. Luna hiç hareket etmeden Carl’ı izliyordu. -“Tanrım eğer beni sınıyorsan kaybedeceğim haberin olsun. Böyle de sınanmaz yahu! Tatlılığa bak.” Carl, Luna’ya döndü ve birbirlerine belli bir süre baktılar. Kendi kendine fakat Luna’nın da duyabileceği bir sesle mırıldandı. Luna meraklandı. -Daha dayanamam abi! -Neye? Carl iki eli ile Luna’nın kafasını tuttu. Luna ne olduğunu anlayamadı. -Buna! -Carl!?!?! - “Erkeksen sen de bir şey yap lan” Luna’yı kendine doğru çekti. Bedenleri uzaktı lakin dudakları bir olmuştu. -“Dudaklarından bedenin ısısını hissedebiliyorum.” -“Elleri çok soğuk olmasına rağmen bu his kalbimi ateşe veriyor.” Carl ellerini çekti ve panikle geri çekildi. Luna ise sadece gülerek ona bakıyordu. -Luna gerçekten çok özür dilerim! gerçekten. Luna, Carl’ın boynuna sarıldı, kendini Carl’a doğru yaklaştı. -Carl… Ben sana aşığım! -Lu- Luna gözlerini kapatıp Carl’ın dudağına atıldı. Vücutları dipdibeydi. Luna bir bacağıyla da Carl’a sarıldı. Carl sağ eli ile Luna’nın yanağını okşamaya başladı. Öpüşmeyi bırakılar fakat hala burunları birbirine değecek kadar yakındı. Luna kollarını çekmemiş, Carl da elini çekmemişti. -Luna… ben de sana aşığım -Aslında ben neredeyse tanıştığımızdan beri sana aşığım. Carl sağ eli ile Luna’nın burnunu sıktı. -Demek öyle he. Şakaların altına sığınarak bana yaklaşıyormuşsun demek. Seni gidi sinsi kedi. -Sanki dayanamıyorum diye üstüne atılan bendim. Hım! İkisi de birbirine bakarak kıkırdamaya başladı. -Böyle yarışırsak yarış çok uzar hanımefendi -Doğru diyorsunuz beyefendi en iyisi berabere diyelim Saf gözlerle birbirlerine bakıyorlardı. -İyiki seninle tanışmışım Luna. -iyiki Carl… Dolunay tepedeydi. -Bu gece ay çok güzel değil mi Luna? -İsmimin ayla bağlantılı olduğunu biliyorsun değil mi? -Düzelteyim o zaman. Seni seviyorum Luna. -Bende seni Carl. Bölüm Biter...