Bolum 7

Yatağında uzanan Carl düşüncelere daldı. “Çok şey yaşandı, şu an yatıp biraz dinlenmek en iyisi.” AP: Gizli unvan açıldı: İntikam Açıklama: İntikam ünvanına sahip kişiler +50 direnç kazanır. Seçenek: Ünvanı kabul et / Ünvanı reddet Carl şaşkınlıkla yerinden dikildi. “Gizli ünvan derken… hayatımda ilk kez böyle bir şey duyuyorum. Bir de ismi çok garip: İntikam.” Carl’ın kafasında haydutlar canlandı “Bu adamlardan aldığım intikam sayesinde mi elde ettim bunu?” Carl kafasını duvara yasladı. -İntikam, he… Gerçekten beni bu kadar rahatlatan şey intikam mıydı? Galiba hayır, çünkü… Ben birine sırf bana zarar verdi diye zarar verecek bir şey yapmadım. Bir adaletsizlik ve haksızlık vardı ve bunun üstesinden gelip kendi yararıma bir şey yaptım… İç çekti. -Düşüncemce bu bahsettiğim şey zaten intikam demek değil mi? Bilemiyorum gerçekten… Sanki bir duygunun yükseldiği yerde başka bir duygu alçalıyor gibi hissediyorum. Bu bahsettiğim duygular intikam ve adalet. Yaptığım adildi, ama gerçekten adalet olsun diye mi yaptım? Carl geri yatağına yattı. “Enerjini bunlara yorma, yarın yorucu bir gün seni bekliyor, uyu gitsin.” Carl ormana tekrar geldi. “Güzel, biraz daha farm yapalım. Sonraki seviyede saldırı skili açılırsa harika olur. Hem o açtığım ünvan ile gelen stamina işime yarar gibi duruyor.” Carl EXP barı için AP’yi açtı. AP: Barın dolması için gerekli EXP: 500 -İyi ki tam güneşin doğduğu vakit gelmişim. Yüz slime kesmem gerekiyor. Bu slimelar kılıçta ustalaşmam için harika bir fırsat. Carl dinlenmek için heybetli bir çınar ağacının gölgesine oturdu. -“Daha yeni öğlen oldu ve ben şimdiden elli tane slime kestim. Bu benim için harika bir şey. Geçen güne göre performansım iki buçuk kat artmış. Bu ünvan harbi çok iş yapıyor. Düne göre yorulma oranım büyük derece düştü. Uzun soluklu kılıç sallayabiliyorum ve kılıca olan hakimiyetim artıyor.” Carl ayağa kalktı ve mutlu bir şekilde baktı. -“En iyisi gidip bir yemek yiyeyim!” Carl resepsiyona doğru yürür. Carl’ı gören Asteria elini sallar. Asteria: Carl, nab— Hemen toparladı ve elini indirdi. -Öhöm… Efendim, hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olabilirim? Carl kıkırdadı. -Efendim… Asteria’nın korkutucu yüzünü gören Carl panik yaptı ve elli tane mavi özün olduğu keseyi Asteria’ya uzattı. -Şaka yaptım! Şaka, lütfen sadece şunları çevirmek istiyordum. Elli tane mavi özü gören Asteria, gurur ve sevgi ile sıcak bir gülümseme takındı. Carl da bu sıcaklıktan etkilenmiş olacak ki oda sıcak bir gülümseme takındı. -Düne göre çok daha fazla var. -Tetsu amca ile senin bu konuda çok büyük bir katkınız var, çok teşekkürler. Asteria, Carl’a içinde para olan bir çuval verdi. Carl, Asteria’ya sıcak tavrı ile tekrar döndü. -Asteria, açıkçası ikinize de çok borçluyum. Eğer sen de kabul edersen, bugün sana teşekkür niyetine yemek ısmarlasam olur mu? Asteria’nın kafasından dumanlar çıkmaya başlar: Asteria saçını düzeltti. -Şey, tabii olur. Beş dk sonra öğle arasına giricem, biraz beklersen. -“Daha on yaşında… ve şimdiden etrafındakileri kendine çekiyor. Bu çocuk başımıza bela olacak.” Mutluluğu yüzünden okunan Carl: -Bekliyorum o zaman! Carl çok saf bir mutluluğa sahiptir; fakat Asteria için aynısı söylenemez: -C-Carl, benim hakkımda ne d-düşünüyorsun? -“Ne alaka şimdi bu soru ben?” -Açıkçası seni seviyorum baya. Asteria’nın ruhu vücudunu terk etmişti. -Benim için tam bir ablasın Asteria, bu yüzden seni seviyorum. Asteria kendine geldi ve başını hafif sağa eğdi -Eh? Durumun sonunda farkına varan Asteria hızlıca toparladı. Carl ise hiçbir şeyden habersiz Asteria’yı izliyordu. - Ah tabi, Carl. Ben de seni kardeşim olarak çok seviyorum. -“Aptallıkta sınır tanımıyorum resmen!” Asteria’nın bir anlık kafası dağılır: -“Kardeş demek he…” İkisi de sohbet etmeye başladılar. -Aslında Ojisan’a çok fazla borçlandım; nasıl ödeyeceğim hiçbir fikrim yok. -Bana yemek ısmalayacağına ona olan borcunu kapatsaydın ya… -Ona olduğum kadar sana da borcum çok büyük Asteria. Bu birincisi ikincisi ise… Carl aşırı ifadesiz bir şekilde duruyordu. -Param ona yetmiyor. Carl tekrar ormana geldi Kollarını havaya doğru uzatarak esnedi. “Ahhh, bu çok rahatlatıcı oldu. O kadar zor bir günün ardından böyle bir yemek aşırı iyiydi. Hem Asteria’ya karşı bir teşekkür etmek çok içimi rahatlattı. Neredeyse bütün kazandığım parayı harcadım ama olsun, değdi.” Carl yüzünde hırslı bir gülümsemeyle sağ omzunu esnetti. -Hadi, şu kalan 50’yi de halledeyim! Carl yine nefes nefese kalmıştı fakat bir farklılık vardı. “Son bir slime kaldı ve daha tam hava kararmadı. Çok güzel. Yorulmama rağmen tempom artmaya devam ediyor. Bu seferki yorgunluk beni bayıltacak kadar güçlü değil.” Carl son slime’ı biraz ileride gördü ve üstüne doğru yürümeye başladı. Slime Carl’ı fark edince seke seke Carl’a doğru geldi. Slime gelirken Carl sağ kılıcını çekti, gard almadan dümdüz durdu. Slime ağaç gibi duran Carl’a doğru yay gibi kendini gerdi ve bir ok gibi Carl’a doğru fırladı. Carl yukarı doğru bakan sağ kılıcını hızla göğe kadar çekti. Slime ortadan ikiye ayrıldı ve vıcık vıcık olan iki parça Carl’ın vücuduna çarpıp yere doğru aktı. Carl ise o esnada kılıcını kınına taktı. -“Ve bununla birlikte… 100 oldu…” — Önünde boş bir tabak olan Carl, sandalyede arkasına yaslandı. -“Güzel, sağlam bir para da aldım. Karnımı da doyurdum. Şimdi rahatça AP’ye bakabilirim.” AP: Seviye atladınız. Yeni yetenek: Earthquake (Lvl 1) Açıklama: Bulunduğun ortamda dairesel bir etki yaratır. Etkiye maruz kalan kişiler belli bir ağırlığın altındaysa havalanır, üstündeyse sersemler (mana 30). “İşe yarar bir şeye benziyor, yarın denemek lazım.” AP: Ünvan açıldı: Slime Avcısı (Lvl 1) Açıklama: Slimelar artık sana 20 EXP verir. Seçenek: Unvanı kabul et / Unvanı reddet “Oha, çok iyi lan bu ünvan. Bir de belli ki unvanların da yetenekler gibi seviyesi var. Peki neden İntikam’da seviye yazmıyordu? Belki de özel ünvan olduğu içindir.” Carl mutlu bir şekilde günün yorgunluğuyla kendini yatağa attı. “Yarın yeni şeyler mi denesem acaba?” — Carl resepsiyonda duran Asteria’nın yanına gitti -Günaydın Asteria. -Günaydın Carl. Carl alaycı bir tonla gülümsedi. -Efendim demiyorsun bakıyorum da. -Artık buradaki çalışanlar bile alıştılar sana. Daha dün akşam “Çocuğa neden efendim diyorsun?” diye azar işittim. -Eh, haklılar… Bugün yine slime avlamaya gidiyorum. Asteria gülümsedi. -Haber mi veriyorsun? -Yani, söyleyeyim ki herhangi bir ekstra şey çıkarsa beni bilgilendirirsin. Asteria endişeli bir şekilde yere doğru bakmaya başladı. -Açıkçası sana söyleyecek bir şeyim var ama hiç söylemek istemiyorum. -Çıkar ağzındaki baklayı bakalım. -Ormanın hep doğusunda slime avlıyorsun ya hani… Batısında ise goblinler var. Ormanın giriş kısmında tekli gezdikleri için tek yakalayabilirsin. Carl heyecanlandı bununla birlikte düşünmeye de başladı. “Aslında ünvanım varken en iyisi slime kesmeye devam etmek ama deli gibi de goblinleri merak ediyorum. Tabii Asteria endişelenmekte haklı; bunların elinde genelde türlerine göre silah oluyor.” -Gidecek misin? -Onlara benim tarafımdan kesilme lütfunu bahşedeceğim. Asteria bir anlık duraksadı hemen ardından kıkırdayarak saçını düzeltti. -Daha kesip kesemeyeceğinden bile emin değilsin. bu ego nereden geliyor? Carl baş parmağıyla kendini işaret etti ve gülümsedi. -Ego… Bana güven, Asteria. Benim egom altı boş egolara benzemez. Beni mükemmel olduğum yanılgısına düşürüp aşağıya düşürmektense her zaman eksikliklerimi gösterir ve yükselmemi ister. Velhasıl kelam ben egomun kölesi değilim, o benim bir eşyam. Asteria’nın bu yanıttan tatmin olduğu yüzünden okunuyordu. Dikkat et kendine Carl. BÖLÜM BİTER…